• tr
GENEL CERRAHİ

Guatr

Guatr

Yunanca thyroiedes kelimesinden türetilen organın adı ingilizce kaynaklarda THYROİD GLAND olarak yazılmıştır. Türkçe tıbbi kaynaklarda ise “TİROİD” olarak yazılmaktadır. Ancak Türk Dil Kurumu tarafından TİROİT olarak yazılması öngörülmüş olup bu yazıda da bu tanım kullanılacaktır.

Tiroit hastalıkları bilinenden daha yaygındır ve birçok bireyi etkilemektedir. Genel olarak guatr adı altında bilinen bu hastalıklar çok çeşitlidir ve bugün için çoğunun tedavisi mümkündür. Bu bölümdeki bilgiler, bu zamana kadar edindiğim deneyimler sonucu hastaların merak ettikleri konuları ağırlıklı olarak işlemektedir.
Soğuk nodüllerde tedavi nasıl uygulanır?

  • Soğuk nodüllerin çoğu selim olduğundan ancak ince iğne aspirasyon biyopsisinde habis veya şüpheli hücre görülmesi durumunda operasyon uygulanır.
  • Biyopside selim hücre görülmesi operasyonu gerektirmez. Bu hastalarda levotiroksin tedavisi uygulanır ve belirli aralıklarla takip edilir.
  • Levotiroksin (tefor, levotiron) nodüllerin büyümesini ve çoğalmasını önleyen sentetik T4 hormonudur.
  • Tedavi altındaki nodüller ultrasonografik ve klinik olarak takip edilir. Tedavi altındaki nodüllerin çok azı küçülür veya büyür, çoğu ise aynı büyüklüğü muhafaza eder.
  • Şüphe durumunda bir yıl içinde bir kez daha iğne biyopsisi yapılarak nodül kontrol edilir. Selim sonuç alınması durumunda biyopsi ancak nodülün büyümesi durumunda tekrarlanır.
  • Tiroit kistlerinde ince iğne aspirasyonu ile sıvı tamamen boşaltılır. Sıvı boşaltıldıktan sonra kist tamamen ortadan kalkabilir. Bazı kistler boşaltıldıktan bir müddet sonra tekrar dolar. Bu kistlerde tiroit kanseri olma ihtimali çok az olmasına rağmen (%3) operasyon tavsiye edilir.
  • Miks nodüllerde (yarı kist ve yarı solid) sonuç selim gelmesi durumunda kanser olma ihtimali daha yüksek (%10) olduğundan cerrahi operasyon hastanın kararına da bağlı olarak uygulanabilir.

Soliter nodüller nasıl değerlendirilir?

Özellikle soliter soğuk nodüllerde kanser olma olasılığı mevcut olduğundan iyice araştırılması gerekir. Normalde bir populasyonda %4-7 arasında tiroit nodülü mevcuttur. Bu nodüllerin ancak çok az bir kısmında kanser olduğundan her nodülün cerrahi olarak çıkarılması doğru değildir. Özellikle soliter nodüllerin değerlendirilmesi dikkat gerektirir.

Değerlendirilmede hastanın yaşı, boyun bölgesine radyasyon alıp almadığı, şikayetleri, cinsi ve aile hikayesi göz önünde bulundurulur.

· Buluğ çağından önce çocuklarda nodül oluşması veya çok yaşlılarda ani olarak nodulün ortaya çıkması tiroit kanserini akla getirir. Hodgkin hastalığı veya diğer nedenlerle boyun bölgesine radyoterapi uygulanan hastalarda nodül görülmesi daha dikkatli araştırmayı gerektirir.

· Ani olarak ses değişikliği oluşması ve yutma güçlüğü ortaya çıkması tiroit kanseri yayılışını düşündürür. Tiroit nodülünde ani olarak büyüme ve ağrı öncelikle kist içine kanama ve nadir olarak da tiroit kanseri belirtisidir.

· Erkeklerde tek nodülün görülmesi kanser kuşkusunu artırır.

· Ailede tiroit kanseri oluşu özellikle medüller tiroit kanseri olması tiroit kanser ihtimalini artırır.

Muayene bulguları oldukça önemlidir. Bazen sadece muayene ile kanser tanısı koymak mümkün olabilmektedir. Bu hastalarda nodül çok sert olarak ele gelir, etraf dokuya yapışıktır ve aynı bölgede metastaza bağlı olarak ele lenf bezi gelir. Ancak her lenf bezi şişkinliğinde kanser metastazı tanısı koymak mümkün değildir. Çünkü lenf bezi şişkinliği enfeksiyon sonucu da ortaya çıkabilmektedir.

Çok sayıda nodül olanlarda kanser olma ihtimali az olmasına rağmen özellikle nodüller arasında büyük nodül varsa (dominant nodül) bu nodül de soliter (tek) nodüller gibi kanser açısından incelenmesi gerekir.

Muayeneden sonra nodüllerin incelenmesinde:

· Tiroit ultrasonografisi: Nodüllerin sayısı ve büyüklüğü hakkında bilgi verir. İyi ve kötü huylu nodüllerin ayırıcı tanısında kullanılmaz.

· Tiroit sintigrafisi: Nodüllerin soğuk mu, sıcak mı olduğunu gösterir. İyi ve kötü huylu tümörleri ayıramaz.

· Tiroit biyokimyası

o Tiroit hormonları (Nodülün fonksiyonunu gösterir)

o Kalsitonin (medüller tiroit kanserinin belirtisidir)

o Tiroit antikorları (Hashimoto tiroiditi tanısı için gereklidir)

· İnce iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB): Nodülün habis mi selim mi olduğunu gösterir. Bu konuda daha önce bilgi verilmiştir (Bak. İİAB).

Fotoğraflar

Hiç fotoğraf bulunamadı
Sıcak nodüllerde tedavi nasıl yapılır?

Nodüllü vakalarda öncelikle tiroit sintigrafisi yapılarak nodülün sıcak (hiperaktif) yoksa soğuk (hipoaktif ) olup olmadığı araştırılır. Sıcak nodüllerde tiroit hormonu tayini yapılarak hipertiroidi (Plummer Hastalığı) araştırılır ve buna göre tedavi edilir. Hipertiroidi göstermeyen sıcak nodüllü vakalar ise belirli aralıklarla takip edilir. Bu nodüllerin bazıları dejenerasyona uğrayarak semptom vermeyecek bazıları ise büyüyerek hipertiroidiye neden olacaktır. Özellikle 3 cm üzerindeki büyük nodüllerde ileride hipertiroidi olma olasılığı daha yüksektir.

Nodüllü guatrlarda tedavi nasıl yapılır?

Nodül mevcut olan hastalarda nodülün tek mi yoksa birden fazla mı olduğu araştırılır. Tek nodüllü vakalarda kanser olup olmadığı araştırılır. Tek nodüllü vakalarda kanser araştırılmasının nasıl yapıldığı aşağıda anlatılmıştır. Tecrübeli hekimler elle muayene sırasında nodülü teşhis edebilirler. Ancak bazı hastalarda sadece muayene ile nodül tanısı ve kaç nodül olduğunun tespiti zor olabilir. Bu durumda en iyi tanı yöntemi tecrübeli bir hekimin yapacağı ultrasonografidir.

Ultrasonografi, nodüllerin tespitinde kolaylıkla uygulanan ve hamilelerde bile herhangi bir zararı olmayan bir tanı yöntemidir. Ayrıca bu yöntem, Hashimoto tiroiditi ile multinodüler guatrı birbirinden kolaylıkla ayırabilmektedir. Özellikle kısa boyunlu hastalarda tiroit nodüllerinin tanısında elle muayeneden çok daha iyi sonuçlar verir.

Muayenede veya ultrasonografide nodül tespit edilmeyen vakalarda tiroit sintigrafisinin yapılması doğru değildir. Ancak ultrasonografide Hashimoto tiroiditi kuşkusu olan vakalarda tiroit antikorları yapılarak tanı kesinleştirilir.

 

Basit guatrlarda tedavi nasıl yapılır?

Guatrlar ötiroit durumda ise yani tiroit hormonları normal seviyelerde ise hastada ilk olarak tiroit kanseri olup olmadığı araştırılır. Nodülsüz yaygın olarak büyümüş bir guatrda (basit guatr) kanser olma ihtimali yoktur. Basit guatr çok büyük değilse ve baskı yapmıyorsa hastanın durumuna göre ilaçsız veya levotiroksin tedavisi (Tefor, L-Thyroxin veya levotiron) uygulanarak takip edilir. İlaç verilmesinde amaç TSH’yı baskı altına alarak tiroidi uyarmasını önlemektir. Bu tedavi şekline supresyon tedavisi denir. Nadir olarak nodülsüz büyük basit guatrlı hastalarda baskı nedeni ile cerrahi girişim gerekebilir. Gerektiği takdirde yine büyük basit guatrlar radyoiyot (atom) tedavisi ile küçültülebilinir.

 

Guatrın belirtileri nelerdir?

Hastalar arasında en sık sorulan sorulardan biridir. Guatrlar büyüklük ve fonksiyonlarına göre birtakım şikayet ve belirtilere yol açar.

· Genelde basit diffüz guatr herhangi bir şikayete neden olmaz.

· Guatr hipotirodi veya hipertiroidi ile birlikte bulunursa bu hastalıkların belirtileri ortaya çıkar. Bu hastalıklarla ilgili daha önce geniş bilgi verilmiştir.

· Büyük ve nodüllü guatrlar, soluk veya yemek borusu üzerine olan baskı nedeniyle nefes darlığına veya yutma güçlüğüne neden olabilir. Ancak bu durum nörotik hastalarda görülen ve globus histerikus denilen boğazdaki sıkışma hissi ile karıştırılmamalıdır.

· Büyük guatrlar, ayrıca boyun toplardamarları üzerine baskı yaparak bu damarların genişlemesine neden olabilir.

· Tiroit glandı günlerce veya haftalarca yavaşça büyüyüp küçülmesi ve bazen ağrılı olması sessiz veya subakut tiroiditte görülür.

· Tiroidin ani olarak büyümesi, ağrılı ve hassas olması tiroit nodülü içine kanamada veya ani olarak büyüyen tiroit kanserlerinde görülür.

· Otoimmün guatrlarda simetrik veya asimetrik büyüme görülmesi tiroit lenfomasını düşündürür.

 

Soliter nodül ve multinodüler guatr nedir?14.10.2012 16:38:22

Tiroit içerisinde tek bir nodül mevcutsa soliter nodül, birden fazla nodül mevcutsa multinodüler guatr denir. Soliter nodüllerde kanser olma ihtimali daha fazladır.

 

Tiroit nodülü nedir?14.10.2012 16:37:20

Tiroit nodülü tiroit içinde veya üzerinde oluşan kitlelerdir. Nodüller kistik, solid ve miks durumda olurlar. Kistik nodül, içinde sadece sıvı olan kapsüllü nodüllerdir. Solid nodüller hücrelerin büyümesi ve çoğalması sonucu oluşur. Miks nodüller ise içerisinde kistik ve solid bölümleri olan nodüllerdir.

 

Plonjans veya substernal guatr nedir?

Tiroidin büyüyüp sternum ( iman tahtası kemiği) altına doğru uzaması durumuna substernal yada plonjan guatr denir. Daha fazla yaşlı hastalarda görülür. Genelde nodül içerir. Çok defa sıkıntı ve soluk darlığı yaptığından tedavisinde cerrahi girişim gerekir.

 

Diffüz guatr hangi hastalıklarda görülür?

Diffüz (yaygın) ve ötiroit guatrlar :

Basit guatr

Otoimmun guatr (Hashimoto tiroiditi, postpartum tiroidit…)

Diffüz ve hipertiroidik guatrlar:

Graves hastalığı

Sessiz tiroidit

TSH’ya bağlı oluşan hipertiroidi

Fotoğraflar

Hiç fotoğraf bulunamadı

 

Basit guatr nedir?

Tiroit fonksiyonları bozulmadan (ötiroit) tiroidin simetrik ve asimetrik olarak yaygın büyümesi durumuna basit guatr denir. Bu tür guatrlarda nodül mevcut değildir.

 

Nodüllerin kötü huylu olabileceğini gösteren bulgular nelerdir?14.10.2012 16:27:25

Bunun muayene ile anlaşılması hemen hemen imkansızdır. Ancak bazı göstergeler kötü huylu olabileceğini ima edebilir. Eğer nodül çok sertse, yutkunmakla hareket etmiyorsa nodül ortaya çıktıktan sonra ses kısıklığı ve yutkunma güçlüğü başlamışsa şüphelenilmelidir. Bu bireylerde daha sonra değinilecek olan tetkiklerle doğru tanı konabilir. Ayrıca herhangi bir hastalık için boyuna şua ( radyoterapi ) alan hastalarla, nükleer kaza olan bölgede yaşayan bireylerde nodülün kanser olma şansı artmaktadır. Çernobil nükleer kazasından sonra o bölgede yaşayan çocuklarda tiroit nodülü ve kanserinde artma saptanmıştır.  Guatrlar fonksiyonlarına göre kaça ayrılır ve hangi durumlarda görülür?

Gerek diffüz, gerekse nodüler guatrlı hastalar fonksiyonel olarak 3 durumda bulunur.

· Ötiroidi : Tiroit hormonları normal düzeylerdedir

· Hipotiroidi : Tiroit hormonları azalmıştır

· Hipertiroidi: Tiroit hormonları yüksektir

 

Nodüller kötü huylu olabilir mi ?

Nodüllerin üzerinde fazlaca durulmasının asıl nedeni budur. Ancak nodüllerin büyük kısmı iyi huyludur.

 

İç guatr nedir ? Bu adlandırma da doğrumudur ?

Bu adlandırma ya fazla çalışan guatrlar için ya da dışardan çok belirgin olmayan guatrlar için ortaya atılmış bir deyim olarak kabul edilebilir. Bazen cerrahın ne kadar zor bir ameliyat yaptığını hastaya anlatması için kullandığı bir terim haline gelmiştir. Ancak tıbbi açıdan bakıldığında bu terimin de doğru olmadığı söylenebilir.

 

Dişi guatr nedir ? Bu adlandırma doğrumudur ?

Guatr için ameliyat edilmiş hastaların bir kısmında çok çeşitli nedenlere bağlı olarak guatrın yeniden oluşma şansı vardır. Guatrı yeniden oluşan hastaların guatrına dişi guatr adı verilmiştir. Bu adlandırmanın nereden kaynaklandığını söylemek güçtür. Muhtemelen halk arasında ortaya çıkan bir adlandırmadır. Ancak ameliyattan bir müddet sonra guatrı tekrarlayan bazı hastalar, hekimleri tarafından ”senin guatrın dişi imiş onun için büyümüş” dediğini belirtmektedirler. Her ne şekilde ortaya çıkarsa çıksın bu deyimin bilimsel açıdan doğru olmadığı bir gerçektir.

 

Nodüllü guatrın önemi nedir ?

Tiroitte gelişen nodül veya nodüller gözle görülebilir veya elle hissedilebilir. Bazen de tesadüfen tetkikler sonucunda ortaya çıkar. Özellikle son yıllarda ultrason, tomografi, manyetik rezonans (MR) gibi tetkik araçlarının yaygın kullanıma girmesiyle elle hissedilemeyen nodüller erken devrelerde saptanabilmektedir. Dolayısıyla tiroidin çalışmasında bozukluk yoksa küçük nodüller bulgu vermeyebilir ve hastanın yakınması olmayabilir. Ancak düzgün büyümede olduğu gibi kötü kozmetik görünüme ve nefes darlığına yol açabilirler. ( Resim ) Bazen nodül veya nodüllerin tiroitten bağımsız olarak kendi başlarına fazla çalışmaları ( otonomi kazanma ) sonucu toksik nodüler guatr denen durum ortaya çıkar.

 

Guatr nedir ?

Tiroidin genel anlamda büyümesine GUATR adı verilmektedir. Büyüyen bir tiroit dışardan görülebilir veya boynun bir veya iki tarafında şişlik şeklinde hissedilebilir. Bazen de hastalar boyunlarının sıkıldığını ifade ederler. Büyüme; düzgün ( difüz guatr ) ya da yumrulaşmalar şeklinde ( nodüler guatr ) olabilir. Her iki halde de ya guatr normal çalışıyor ( ötiroit guatr ) ya fazla çalışıyor ( hipertiroidik guatr veya toksik guatr ) ya da az çalışıyor olabilir ( hipotiroidik guatr ). Çalışma bozukluğu olan guatrların yarattığı yakınmalara daha sonra değinilecektir. çalışma bozukluğu olmayan düzgün büyümelerde genellikle sorun olmaz., ancak hasta kötü kozmetik görünümden ya da nefes darlığından yakınıyor olabilir.

 

Bu iki organ dışında tiroit hormon yapımındaki önemli olan madde nedir ?

Hormon yapımı için gerekli olan asıl madde iyottur. İyot eksikliği varsa çoğu zaman hormon yapımı yetersiz kalır ve metabolizmada daha sonra değinilecek olan bazı sorunlar ortaya çıkar. Fazla iyot alınması da tiroit işlevlerini olumsuz yönde etkileyebilir.

 

Bu hormonların yapımı için başka organlara gereksinim var mıdır ?

Tiroit, normal fonksiyonlarını görebilmek için beyinde bulunan iki ayrı bölgeyle sürekli ve uyumlu bir ilişki içinde olmalıdır. Bu bölgeler hipotalamus ve hipofiz adını alır. Tiroit hormonları ile bu iki bölgeden salınan hormonlar birbirlerini dengede tutarlar yani aralarında üçlü bir ilişki vardır. Böylece tirodin normal yapısı ve çalışması kontrol edilir. Adını sıkça duyacağınız TSH adlı hormon hipofizden salgılanır. TSH, tiroit hormonlarının yapımı için gereklidir ve tiroidin gelişmesinde de önemli rol üstlenir. Diğer yandan tiroit hormonları da TSH’ nın hipofizdeki yapımını ve kana salınmasının düzenlemektedir.

 

Tiroidin görevi nedir? Bu görevi nasıl başarır?

Tiroit, vücudun enerji düzeyini kontrol eder. Diğer bir deyişle vücudun herhangi bir bölümünde yapılan işin hızını düzenlemektedir. Buna kişinin metabolizması adı verilir ve bunun hızı organların çalışmasını etkiler. Tiroidin işlevinde sorun yoksa sindirim sistemi, kas ve sinir sisteminin en iyi şekilde çalışması ve alınan kalorinin uygun şekilde yakılması sağlanır. Ayrıca deri, saç ve tırnak dahil bir çok yapının sağlıklı kalmasına katkıda bulunur. Tiroit, bu işlevlerin sağlıklı yürümesi için T3 ve T4 adı verilen hormonları üretir. Bu hormonlar kimyasal yapılar olup tiroitten kan dolaşımına geçer ve vücudun hemen tüm hücrelerine ulaşarak yukarda değinilen etkilerini gösterirler. T3 ve T4 hormonlarının yapısındaki en önemli madde iyottur. İyot olmadan bu hormonların üretimi olmaz. Daha sonra değineceğim gibi tiroit işlevinde bozukluk olması T3 ve T4 hormonlarının kan düzeyinde artma veya azalmaya neden olur. Sonuçta metabolik hız ya çok artar ya da azalır. T3 ve T4 hormonlarının artmasına bağlı metabolizmanın hızlanmasına tirotoksikoz, hipertiroidizm ya da toksik guatr adı verilir. Halk arasında zehirli guatr terimi de kullanılmaktadır ve bu terim doğrudur. Bazen iç guatr olarak adlandırılır ancak bu tanımlama doğru değildir. Genellikle Tiroidin az çalışması sonucu kanda T3 ve T4 hormon düzeylerinin azalmasına bağlı ortaya çıkan metabolik hızın yavaşlamasına hipotiroidizm ya da az çalışan tiroit adı verilir.

 

Paratiroitler

Tiroit bezinin yaklaşık arka dış kısmına yerleşmiş olan bu bezler her iki tarafa ikişer tane olmak üzere toplam 4 tanedir ve her biri mercimek tanesi büyüklüğündedir. Paratiroitlerin en önemli görevi vücuttaki kalsiyumun uygun şekilde dağılımını düzenlemektir. Fazla veya az işlev görmesi başta kemikle ve kas sistemi olarak bir çok yapıda bozukluklara yol açabilir. Tiroit ameliyatlarındaki önemi ise ameliyat sırasında hasar görebilmesidir. Ancak bu bezlerden birinin sağlam kalması yeterlidir.

Yine deneyimli cerrahlar tarafından yapılan tiroit ameliyatlarında paratiroitlerle ilgili yok denecek kadar az sorun çıkmaktadır.

 

Ses tellerine giden sinirler

Üst ve alt sinirler olarak ikiye ayrılır. Bu sinirler hem sağda hem de solda vardır . Alt sinirler sesin çıkmasında ve soluk alıp vermede önemli rol üstlenirken üst sinirler sesin tarzını belirler. Bunları birer örnekle açıklayacak olursak; Sağdaki alt sinir hasar görürse ses kısıklığı ortaya çıkar, hem sağ hem de sol alt sinir hasar görürse ses hiç çıkmayabilir ve ses telleri kapalı kalacağı için kişi soluyamaz. Üst sinirlerden biri veya her ikisinin hasar görmesi durumunda ise hasta tiz sesleri çıkaramaz. Bu nedenle üst sinirlere yüksek nota siniri adı da verilmiştir. Ünlü soprano Galli Curci’nin üst sinirleri zedelendiği için tiz sesleri çıkaramaz olmuş ve bu sinire o tarihten itibaren Galli Curci siniri adı verilmiştir. Ancak daha sonraki bölümlerde değinileceği gibi deneyimli cerrahlar tarafından yapılan ameliyatlarda bu sinirlerin hasar görme şansı yok denecek kadar azdır.

Kendi deneyimlerime göre hastaların bu durumdan ürkmelerine gerek yoktur.

 

Tiroit bezinin ağırlığı ne kadardır ve hangi önemli yapılarla komşuluğu vardır?

Yeni doğan bir çocukta yaklaşık 1,5 gram ağırlığında olup 16 yaşına kadar yavaş yavaş büyüyerek erişkinlerde ortalama 20 gram ağırlığına ulaşır. Tiroit yüzeyden derine doğru cilt, cilt altı, boyun zarları ve çeşitli kaslar tarafından örtülüdür. Bu nedenle zayıf kişiler hariç, normal büyüklükteki tiroit çoğu kez elle hissedilemez. Her iki yanında ana boyun damarları, arkada nefes ve yemek borusu vardır. En önemli komşuları ise ses tellerine ( vokal kord ) giden sinirler ( laringeal sinir ) ve paratiroit bezleridir.

 

 

Salgı bezi nedir?

Ürettiği bazı kimyasal maddeleri bir kanal ya da kan yoluyla başka bölgelere gönderebilen organ olarak tanımlanabilir. Örneğin;tükürük bezleri ürettiği tükürüğü bir kanal aracılığıyla ağız boşluğuna akıtır ve tükürük içindeki bazı kimyasal maddelerhemgıdaların sindirimini başlatır hem de ağzın ıslak kalmasını sağlar. Bunlara dış salgı bezi denir. Tiroit gibi salgı bezleri ise ürettiği kimyasal maddeleri kan yoluyla vücudun diğer bölgelerine göndererek çeşitli işlevlerin ortaya çıkmasına neden olur. Bunlara ise iç salgı bezi denir. Tiroit gibi salgı bezlerinin ürettiği kimyasal maddelere ise genellikle hormon adı verilir.

 

Tiroit vücudun hangi bölgesindedir?

Tiroit, ilk defa rönesans devrinde Leonardo da Vinci’nin orijinal çizimlerinde gösterilmiştir. Buna göre; boyunda, soluk borusunun ( trakea ) her iki yanında iki ayrı salgı bezi olduğu kabul edilmiştir. Daha sonraları bu iki parçanın çoğu kez istmus adı verilen bir bölümle birleşmiş ve kelebeğe benzeyen tek bir bez olduğu anlaşılmıştır. Önden bakıldığında tiroidin yeri şu şekilde belirlenebilir: boyunda çene altında yer alan ve erkelerde daha belirgin bir şekilde görülen kıkırdaktan oluşan çıkıntının (adem elması) hemen altındaki bölgede bulunur ve yutkunmakla hareket eder ( Resim 1 ). Normal büyüklükteki bir tiroit zayıf kişiler hariç çoğu kez elle hissedilemez.

 

Koordinatörümüzle ücretsiz obezite cerrahisi görüşmesi için sizi arayalım.


Feedback