• tr
  • ar
BESLENME & DİYET

Ülseratif Kolit Beslenmesi

ulseratifkolittbbbbbb

ÜLSERATİF KOLİT

Ülseratif kolit kolonun veya rektum mukozasının iltihaplanmasıyla oluşan bir kalın bağırsak hastalığıdır. Her yaşta görülmekle birlikte genelde 20-40 yaşlarında daha sık ortaya çıkmaktadır. Nedeni tam olarak bilinmemektedir. Hastaların bir kısmında başlangıç döneminde kabızlık olabilse de, genellikle ishal vardır. İshal bazen 10 -12 gün sürebilir, geceye oranla gündüz daha şiddetlidir. Feçes kanlıdır, kanla birlikte mukus denilen parlak, kaygan bağırsak salgısı ve cerahat de feçes içinde görülür. Yapılan dışkı ve kan tetkikleri ile bağırsak infeksiyonu olmadığı anlaşıldıktan sonra teşhisi kesinleştirmek için kolonoskopi yapılması gereklidir. Ülseratif kolit hastalığında sıklıkla bulantı, kusma, diyare, ateş , ağırlık kaybı, anemi, besin intoleransı,  malnütrisyon, büyüme geriliği ve ekstraintestinal bulgular görülmektedir.

Ülseratif kolit hastalığında tıbbi beslenme tedavisinde öncelikli olarak amaç beslenme durumunu düzeltmek, devam ettirmek ve remisyonun sürdürülmesini sağlamaktır. Hastalığın akut ve şiddetli alevlenmeleri sırasında diyet bireye özgü planlanmalıdır. Genel olarak  hastanın beslenme tedavisinde diyet;  malnütrisyonu önlemek için yüksek enerjili ve proteinli, vitamin ve minerallerden zengin, bağırsak obstrüksiyonunu önlemek için  az posalı ve steatore oluşumunun önlenmesi için de az yağlı olmalıdır. Az ve sık beslenme büyük öğünlerden daha iyi tolere edilebilir. Bu nedenle öğün sayısı 5-6’ya çıkarılmalıdır.

Sulfosalazin tedavisi altında olan hastalara folik asit desteği yapılmalıdır. Bazı ilaçlar da folik asit yetersizliğine neden olmaktadır. Bu nedenle folik asit yönünden zengin besinlerin diyetteki porsiyonları arttırılmalıdır. Bunlar; yaprak sebzeler, organ etleri, kurubaklagillerdir. Ek folat desteği de alınabilir.

Uyarıcı ve tahriş edici etkileri nedeniyle acı baharatlar, alkollü içecekler, kızartmalar, yağlı yiyecekler, çok soğuk besinler, koyu çay- kahve tüketimi azaltılmalıdır. Beyaz ekmek semptomları arttırabileceğinden dolayı beyaz ekmek yerine tam buğday veya çavdar ekmeği tercih edilmelidir.

Hiperosmolar şekerler sınırlanmalıdır. Laktoz, fruktoz veya sorbitolün fazla alımı abdominal kramp, gaz ve diyareye neden olabilir. Laktoz intoleransında süt ve süt ürünleri tüketilmemelidir.

 

Detaylı bilgi için İstanbul’da bulunan Obezite Kliniğimizi ziyaret edebilirsiniz.
GSM: 0505 120 82 62
Mail: info@alidurmus.com.tr

Koordinatörümüzle ücretsiz obezite cerrahisi görüşmesi için sizi arayalım.


Feedback